Ekonomide ve Girişimcilikte Sosyal Etkinin Yükselişi

Sosyal girişimciler; medeni haklar, ırkçılık, yoksulluk ve daha pek çok şey gibi toplum temelli sorunlarla mücadele etmeye kendini adamış kişilerdir. Sosyal sorunları çözmenin arkasındaki ana motivasyonlardan biri topluluk için bir etki yaratmaktır. Başka bir deyişle, bir toplumun tüm bileşenlerinin topluma katkıları vardır, dolayısıyla tüm üyeler böyle bir gelişmeden faydalanırsa toplum gelişebilir.

ESG'nin [Çevresel (Environmental) – Sosyal – Yönetim (Govarnance)] “S”si olan sosyal etki, gelecek nesiller için sürdürülebilir bir şekilde yaşanabilir hale getirmek için dünyadaki sorunları çözmenin bir parçasıdır. Yatırımcı ve işveren perspektifinden ESG trendinin arkasındaki ana fikir, ekonominin refah statüsüne ancak çalışanların ve tüketicilerin (neredeyse toplumun) refahını göz önünde bulundurarak ulaşacağıdır. Bunun hem finansal hem de kurumsal alanda karşılığı vardır. Örneğin önde gelen yatırım bankalarından Goldman Sachs, yönetim kurulu sadece beyaz ve heteroseksüel erkeklerden oluşan firmalara asla yatırım yapmayacaklarını belirtiyor. Belki de bunun gibi birçok kurumsal yetkilinin sürdürülebilirlik için vizyonlarını ve eylemlerini hayata geçirdiğini görmüşsünüzdür.

2021, ESG için rekor bir yıl oldu. 2020'deki 51 milyar dolarlık ESG yatırımlarının 2 katından fazlası 2021’de 120 milyar dolar olarak toplandı. Bu yıl itibariyle, tüm varlıkların tahmini olarak üçte biri sürdürülebilir yatırımlar içeriyor. Zaten yıllardır muazzam bir büyüme yakalanmıştı: ESG'ye yatırılan miktar 2018'den 2020'ye 10 kat ve 1995'ten 2020'ye 25 kat arttı. ESG'li portföyler, olmayanlardan daha iyi performans gösteriyor. Örneğin 10 yıl önceki ESG’li portföylerin %77'si hayatta kalırken, diğerlerinin sadece %46'sı hayatta kaldı. Bu veriler incelendiğinde sosyal girişimcilik trendlerini ele alan küresel sosyal etki yatırım piyasası oldukça revaçta olduğunu görüyoruz. 


Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

UNDP tarafından desteklenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG), dünyayı dönüştürmeyi amaçlayan 17 hedeftir. Bu hedeflere yalnızca BM tarafından ulaşılamayacağından devlet kurumları, özel sektör, sivil toplum ve bireylerin iş birliği ve ortaklığı gerekmektedir. Bu bağlamda InvenDO Up Programı’nın hedef alanlarından birisi de sürdürülebilirlik olduğunu hatırlatmak isteriz. 

Türkiye’deki sosyal girişimciliğin en iyi örneklerini ortaya koyan 5 girişimi sizler için derledik.

BlindLook: Dünyadaki 285 milyon görme engellinin kısıtlanmadan hayata dahil olabilmesi için özgürlük teknolojileri geliştiren sosyal girişimdir.

Ecording: Bireylerde çevre bilinci oluşturmayı amaçlar ve bu amaca ulaşmak için yeni teknolojiler geliştirir. Ağaçlandırılması gereken ulaşılması zor alanlarda havadan tohum topu atışları sağlayan EcoDrone'u kullanarak 2021 orman yangınlarında büyük katkıları olmuştur.

Biolive: Zeytin çekirdeği ve kullanım alanı olmayan çeşitli bitkisel atıklardan biyopolimer ve globalde bitkisel içeriği en yüksek olan ve %100 bitkisel vegan deri üretimi yapan bir biyoteknoloji girişimidir.

Malty: Hammade olarak maltlanmış tahılları ve geri kazandırdıkları malt posasını kullanarak gıda ürünlerini zenginleştiren, sürdürülebilir ve fonksiyonel ileri dönüşüm sağlayan bir girişimdir.

Pubinno: Fıçı bira operasyonlarını daha verimli, sürdürülebilir, takip edilebilir ve standart kaliteye uygun hale getirerek en iyi biranın servis edilmesini sağlayan IoT girişimidir.